Bir Esrarengiz Olay – Tunguska | Kanlı Ay Kanlı Ay

Bir Esrarengiz Olay – Tunguska

Tunguska günümüzde gizemini koruyan esrarengiz olaylar arasında yer almaktadır. Olay yaklaşık 110 yıl önce 30 Haziran 1908 tarihinde gerçekleşiyor. Sibirya’da büyük bir patlama duyuluyor ve gökyüzünü turuncu bir parıltı kaplıyor. Dönemin tanıkları ormanlık arazinin tamamen yandığını ve binlerce hayvanın telef olduğunu anlatıyor. Bu esrarengiz olay sonucu bölgede uzun süre hiçbir şey yetişmiyor.

1908 yılından beri araştırılan bu esrarengiz olay henüz tam olarak gün yüzüne çıkarılmış değil. Ortaya atılan birçok teori olsa da halk arasında yaygın görüş gizemli ve doğaüstü güçler tarafından gerçekleştirilmiş bir olay olduğu yönünde. Araştırmacılar ise meteor ve deprem ihtimalleri üzerinde durmaktadır.

Esrarengiz Olay Tunguska

Tunguska Esrarengiz Olay

Tunguska Esrarengiz Olay

Tunguska adı verilen yer Sibirya’da bulunan bir bataklık alandır. Büyük patlama meydana geldiğinde yanardağ etkisi göstermiş olmasına rağmen çevrede hiçbir yanardağ bulunmamaktadır. Bölgeyle ilgili tek kaynak sismik cihazların algıladığı sarsıntıdır. Bu durum en başta depremi işaret etse de gökyüzünde görülen ateş topu ve büyük yangını açıklayamamaktadır.

Gökyüzünde ateş topu, patlama, sarsıntı ve yangından bahsedince sizin de aklınıza meteor ihtimali gelmiştir. Aynı şekilde araştırmacılarda bu ihtimal üzerinde durdular ve meteor parçaları aramaya başladılar. Yapılan tüm aramalara rağmen herhangi bir meteor parçasına rastlanmadı. Esrarengiz olay Tunguska gizemini korumaya devam etmekteydi.

Esrarengiz olayların her zaman tanıkları olur ve verdikleri ifadelerle durumu daha da ilginç hale getirirler. Tunguska’da da olayı gören çevre köylerden insanlar vardı. Köylüler bir yıldızdan bahsediyordu. Büyük bir patlama olduğunu ve sarsıntıdan herkesin sağa sola savrulduğunu söylüyorlardı. Bilim adamları yaptıkları araştırmalarda yalnızca yanmış ve patlama etkisiyle yerlere serilmiş ağaçlara rastlayabildiler. Belki de herhangi bir şey elde edememelerinde bölgeye esrarengiz olaydan 19 yıl sonra gitmiş olmalarının da etkisi vardı. (1)

Dünya Dışı Güçlere Ait İzler Bulundu

Birçok araştırmacı Tunguska’ya gitmesine ve günlerce araştırma yapmasına rağmen herhangi bir meteor buluntusuna rastlamamıştı. Fakat daha sonra yapılan araştırmalar dünya dışından gelen partiküllerin bulunmasını sağladı. Tunguska’yı esrarengiz olaylar arasına sokan en önemli kanıtta buydu. Binlerce dönümlük alanı yakıp kavuran binlerce kilometre uzaktan hissedilebilen bir etki yaratan patlama yalnızca bilgisayarlarla tespit edilebilecek izler bırakmıştı. Yeni izler dünya dışı parçaların olduğunu kanıtlıyordu. Ancak nasıl bir meteor bu kadar büyük bir etki bırakmasına rağmen iz bırakmamıştı?

Yoksa bir meteor değil de farklı yapıda bir uzay gemisi mi infilak etmişti. Uzay gemisi olsa mutlaka parçalar bulunurdu diyebilirsiniz. Fakat neden uzay gemisini dünyada yapılan uzay araçları gibi düşünüyoruz ki? Farklı elementlerden yapılan bir araç olamaz mı? Aklımıza demir, çelik ya da benzeri dünyevi metalleri getirmeden hayal edelim. Belki de çıplak gözlerle bile göremeyeceğimiz devasa bir uzay gemisi bilinmeyen bir nedenle infilak etti. Muhtemel tüm etkileri göstereceği gibi az da olsa dünya dışı iz bırakacaktır.

Rus Bölgesinin Bilim Adamlarına Kapalı Olması Araştırmaları Zorlaştırdı

Tunguska’da meydana gelen esrarengiz olay yıllarca Rus bilim adamları tarafından araştırıldı. Yaşanan savaşlar ve ardından soğuk savaşın başlaması genel çaplı araştırmaları engelledi. Tunguska’ya yakın Tomsk ve Krasnoyarsk bölgeleri askeri teknoloji geliştirmek amacıyla kullanılıyordu. Bu nedenle batılılar bu bölgeden olabildiğince uzak tutuluyordu. Soğuk savaşın bitmesiyle batılı bilim adamları ayrıntılı araştırmalar yapmaya başladı.

1990’lı yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda daha somut bilgilere ulaşıldı. Bu sayede esrarengiz olay az da olsa aydınlanmaya başlamıştı. Yapılan çalışmada ağaçlardan ve köklerinden alınan örneklere yer verildi.

Ağaçlar Gerçeği Ortaya Çıkarabilir mi?

Tunguska Olayı

Tunguska Olayı

Bölgedeki ağaçların yaşamlarını sürdürebilmek için reçine salgıladıkları tespit edildi. Reçine varsa mutlaka içlerine giren parçalar da olmalıydı. İlk yapılan incelemede herhangi bir sonuç elde edilemese de daha fazla reçine toplanarak araştırmaya devam edildi. Bunun sonucunda reçinelerin içerisinde bazı madenlere rastlandı. Özellikle altın, bakır ve nikel patlamanın olduğu dönemde oldukça fazla bulunmuştu. Oranların çok fazla olması maden kaynaklı bir astreoid olma olasılığını güçlendirdi.

Günümüzde birçok bilim adamı patlamanın kaynağı olarak kuyruklu yıldızı görmektedir. Buna karşılık yapılan itirazlar kuyruklu yıldız olsa patlamaların devam etmesi gerektiğini yönündedir.

Tunguska Yalnızca Deprem mi?

Rus araştırmacılardan Andrei Olkhovatov tarafından ortaya koyulan iddia daha da ilginç. Andrei Olkhovatov’a göre bu yalnızca bir depremdi. Patlamalar ve ışık görüntüleri de deprem nedeniyle gerçekleşti. Rus araştırmacı iddiasına kanıt olarak da depremlerin yalnızca yeri sarsmadığını aynı zamanda şimşekler oluşturarak ışıklar çıkarttığını da belirtmektedir. Ayrıca deprem kaynaklı sismik enerjinin ağaçları yaktığını ve büyük yangını başlattığını savunuyordu.

Bu esrarengiz olay tanıkların anlattıkları nedeniyle daha da ilginçleşmektedir. Tanıklarla görüşen birçok araştırmacı farklı yanıtlar almıştır. Aslına bakılırsa tanıkların ifadelerinin hemen hemen hepsi birbiriyle uyumsuzdur. Tek bir olayda bu kadar farklı ifadelerin ortaya çıkması da ilginç bir durumdur. (2)

Tunguska’nın sırrı çözülebilir mi bilinmez fakat eşi benzeri olmadığı bir gerçek.

Paylaş!

Yorum Yap